
Sormaya cesaretimiz olamayan şeyler var, işte onlar sandıklarımız. Kimseyle paylaşmadığımız ve tavan aramızda duran, içine bildiğimiz bilmediğimiz herşeyi tıktığımız sandıklarımız.
İnandıklarımızın üstüne inşa etmiyoruz yaşantılarımızı belli ki! İnanmadıklarımızın üzerine yaşıyoruz. İnanmadıklarımızı kabul ettirecek öngörüler oluşturuyor ve sanılarımızı inandıklarımız haline getiriyoruz. Kırılma noktası geldiğinde yeni bir sanı geliştirip geçici hayal kırıklıklarımızla tekrar silbaştan.İdellalerimizi ve ideolojilerimizi, aşklarımızı sevgilerimizi, kayıplarımızı kazançlarımızı, yalnızlığımızı ve yalanlarımızı, beraberimizde çığ gibi büyüttüğümüz her şeyimizi sandıklarımızın sandığında saklıyoruz.Gün gelip açtıkça o tozlu sandığımızı, sandığımız ve haklı çıktığımız anılarımızı çıkartıveririz ordan. Hatalarımızı daha da gömeriz, onca sanımızın altında birkaç tane doğru sanımız vardır, bize onlar yeter, ve biriktirdiklerimizi de gömeriz sandığımıza.Gülüyorum hayatın bu yüzüne ve hata yapmayı seviyorum, sanmıyorum ve soruyorum. Sanma Ki! Sandıkta herşey işte.
küçükken günlük tutardım, sonra birgün çok sıkıcı geldi yazdıklarım, vazgeçtim..
YanıtlaSilsonra bir şiir defteri edindim, birkaç hikaye yazdım, çok birikmişti sanki yazacaklarım..
şimdi düşünüyorum,ihtiyacım olan bir sandıkmış..
----
düşünme şeklini sevdiğimi söylemiş miydim?